Turizmci Engin Bulut, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda turizm sektöründe artan ödül sayısına dikkat çekerek, birçok ödülün artık kaliteyi değil bütçeyi ödüllendirdiğini vurguladı.
Turizm sektöründe son dönemde adeta “ödül enflasyonu” yaşandığını belirten Engin Bulut, her gün yeni ve dikkat çekici isimlerle sunulan ödüllerin sorgulanması gerektiğini ifade etti. Bulut, sektörün giderek “satın alınabilir prestij” algısına sürüklendiğini dile getirdi.
“Ödüller, takdirden çok satın alma opsiyonuna dönüştü”
Paylaşımında çarpıcı ifadeler kullanan Bulut, sektördeki ödül sistemine yönelik şu değerlendirmede bulundu:
“Her gün yeni bir ödülle karşılaşıyoruz. ‘Ultra Luxury Diamond Elite Excellence’ ya da ‘World’s Best Hidden Gem’ gibi isimler kulağa etkileyici geliyor. Ancak bir noktadan sonra bu ödüller, gerçek bir takdirden çok iyi paketlenmiş bir satın alma opsiyonu gibi hissettirmeye başlıyor.”
Başvuru ücretleri, görünürlük paketleri ve logo kullanım haklarının sürecin merkezine yerleştiğine dikkat çeken Bulut, bu durumun ödüllerin güvenilirliğini zedelediğini söyledi.
“Bu sistem kaliteyi değil bütçeyi ödüllendiriyor”
Turizm sektöründe herkesin bildiği ancak yüksek sesle dile getirilmeyen bir gerçeğe işaret eden Engin Bulut, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Yanlış anlaşılmasın; hâlâ gerçekten değerli, zor kazanılan ve saygı duyduğum platformlar var. Ancak sektörün büyük bir kısmında artık açıkça görülüyor ki, bu sistemin önemli bir bölümü kaliteyi değil bütçeyi ödüllendiriyor.”
“Bizim için en büyük ödül misafir memnuniyeti”
Kendi bakış açılarını da paylaşan Bulut, geleneksel değerlerden yana olduklarını vurgulayarak sözlerini şöyle tamamladı:
“Biz biraz daha eski kafayız. Misafirin yüzündeki memnuniyet, sabah kahvesindeki huzur ve çıkış yaparken ‘iyi ki gelmişiz’ demesi bizim için en büyük ödül. Henüz bunlar için bir ödül töreni yok ama olsa katılırdık. Şimdilik ‘award-free’ ilerliyoruz ama vicdanen rahatız.”
İşte Engin Bulut’un sosyal medya hesabında paylaştığı o yazı:
Son dönemde turizm sektöründeki ödül bolluğuna bakınca insanın aklına tek bir şey geliyor:
Bu iş biraz fazla “Michelin’in göz kırptığı, makas aldığı” kıvamına gelmedi mi?
Her gün yeni bir ödül:
“Ultra Luxury Diamond Elite Excellence 2026”
“World’s Best Hidden Gem That Isn’t Actually Hidden”
“Top 10 Authentic Experiences (Sponsored)”
Bir noktadan sonra bu ödüller, gerçek bir takdirden çok
iyi paketlenmiş bir satın alma opsiyonu gibi hissettirmeye başlıyor.
Başvuru ücreti.
Görünürlük paketi.
Logo kullanım hakkı.
Tebrikler, artık “award-winning”siniz.
Yanlış anlaşılmasın — gerçekten değerli, zor kazanılan ve saygı duyduğum platformlar hâlâ var.
Ama sektörün büyük bir kısmı için artık herkesin bildiği bir gerçek var:
Bu sistemin önemli bir bölümü, kaliteyi değil bütçeyi ödüllendiriyor.
Biz mi?
Biz şimdilik biraz daha eski kafayız.
Misafirin yüzündeki memnuniyet,
sabah kahvesindeki sessizlik,
ve çıkış yaparken “iyi ki gelmişiz” demesi…
Henüz bunlar için bir ödül töreni yok.
Ama olsa, katılırdık.
Şimdilik “award-free”,
ama vicdanen rahat ilerliyoruz.
https://www.turizmgunlugu.com/2026/03/26/turizmde-odul-bollugu-gercek-degerin-onune-gecti/
26.03.2026—23.09

