Kış enfeksiyonlarında göğsü yumuşatmak ve vücuttaki iltihabı azaltmak amacıyla sıcak suya ya da süte eklenerek tüketilen zerdeçalın, tek başına alındığında bağırsaklardan yeterince emilemediği belirtiliyor. Uzmanlara göre zerdeçalın etken maddesi olan kurkumin, vücutta düşük biyoyararlanıma sahip olduğu için yalnız başına tüketildiğinde büyük ölçüde sindirim sistemi yoluyla atılabiliyor.
Doğanın güçlü antioksidanlarından biri olarak kabul edilen zerdeçal, soğuk algınlığı ve grip dönemlerinde sıkça tercih ediliyor. Ancak yalnızca kaynar suya eklenerek hazırlanan zerdeçal çaylarının, kurkuminin kana geçişini sınırlı düzeyde sağlayabildiği ifade ediliyor. Bu nedenle tek başına tüketildiğinde boğaz enfeksiyonları veya eklem rahatsızlıkları üzerindeki etkisinin beklenenden daha düşük olabileceği vurgulanıyor.
Uzmanların dikkat çektiği önemli nokta ise karabiber. Karabiberde bulunan “piperin” adlı bileşenin, kurkuminin bağırsaklardan emilimini belirgin ölçüde artırabildiği ve biyoyararlanımını yükselttiği biliniyor. Yapılan araştırmalar, bu etkinin birkaç kat artış sağlayabildiğini ortaya koyuyor.
Etkili bir karışım hazırlamak için oranların dengeli olması öneriliyor. Bir çay kaşığı toz zerdeçala yaklaşık çeyrek çay kaşığı taze çekilmiş karabiber eklenmesi tavsiye ediliyor. Ayrıca kurkumin yağda çözünebilen bir bileşik olduğu için birkaç damla zeytinyağı ya da az miktarda doğal tereyağı veya hindistan cevizi yağı ilavesi, emilimi destekleyebiliyor.
Su ya da sütle hazırlanan bu üçlü kombinasyon (zerdeçal, karabiber ve sağlıklı yağ), bağışıklık sistemini desteklemeye yardımcı bir içecek olarak değerlendiriliyor. Ancak kronik rahatsızlığı olanların veya düzenli ilaç kullanan kişilerin bu tür bitkisel karışımları tüketmeden önce bir uzmana danışması öneriliyor.

1.03.2026—11:51

