Vitrindeki albümlerde bu hafta…
İDİL MEŞE ‘GÜNDEN GERİYE KALANLAR’ (ADA MÜZİK)

İstanbullu şarkı yazarı ve besteci İdil Meşe’nin ilk albümü “Günden Geriye Kalanlar”, bugüne değin birikenlerin hasılatı. 10 şarkılık albümün en eski bestesi 2019 tarihli. O günden bu yana dijital platformlarda tek tek yayımlanan şarkılar şimdi bir arada, plak halinde. O yüzden de sözü ve bestesi kendine ait olan bu parçaların düzenlemeleri ve kadroları (Umut Çetin’den Ali Deniz Kardelen’e, Ahmet Ali Arslan’dan Güneş Akyürek’e) parçadan parçaya farklılık gösteriyor. Sadece (tarih öğretmeni Rukiye Şengül ile) 15 yaşında yazdığı “Sen Anla Arifsen” adlı şarkı ise ilk kez bu plakta yer alıyor.
Kapağındaki Nihan Parmaksızoğlu tarafından yapılan salyangoz illüstrasyonu ise içe dönük şarkıları ve hareket şeklinin yavaşlığını temsil ediyor. Bülent Ortaçgil’den Kings Of Convenience’e kadar uzanan geniş bir ilham yelpazesine sahip İdil. Şarkıları genç şehirli bir kızın derin hayal kırıklıklarını ustaca anlatan satırlara sahip. Bağırıp çağırmadan anlatıyor derdini İdil, atarlanıp etrafa nefret saçmadan. Çünkü o gerçek bir nahif, tam bir kırılgan ruh… Ruh hali tedirgin, hüzünlü ve buruk; zaman gece, mevsim sonbahardan kışa… “Günden Geriye Kalanlar”ın takdim mottosu: “Evini Omzunda Taşıyan Bir İlk Albüm…”
SOFT ANALOG ‘DANS İLLÜZYON’ (APARTMENT DİSCO/CAN PLAK)

2019 yılında Ankara’da kurulmuştu Soft Analog ama projeyi oluşturan İdil Tavşanlı ile Ömer Çelik, daha önceleri 2016 yılında Ömer & İdil adıyla YouTube’ta şarkı kavırlıyorlardı. Sonra yoğun biçimde konser vermeye başladıklarında salgın günlerine toslayınca yılmadılar, şarkı yazmaya, üretmeye devam ettiler. İlk ürünlerini de 2023 yılında “Dans İllüzyon” adındaki albümle vermişlerdi. 11 parçadan oluşan 32 dakikalık konsept albüm inanmayacaksınız ama üç yılın ardından şimdi CD (yanlış okumadınız CD) olarak basıldı.
Disko-funk, elektronika, synthepop tarzında modern hayattan usanmış, yabancılaşmış insanların ilişkileri üzerine yazılmış Türkçe şarkılar, ahir zaman mutsuzluklarını nihilistik bir avuntuya çevirircesine tınlıyor. Bu bir “dönüşüm hikâyesi”. Albümdeki yarı fantastik hikâye, külliyen karanlık değil, nihayetinde umut duygusu tünelin ucunda görünen bir ışık olarak ortaya çıkıyor, tabii beraberinde getirdiği musibetlerle. Kısım kısım yayımlanan şarkılar şimdi bir CD’de toplanınca bu hikâye daha da güçlenmiş görünüyor. Fiziki olarak elimize aldığımız bu CD, Soft Analog’un sözel ifade bütünlüğünü daha iyi ortaya çıkarıyor. O yüzden mümkünse parçaları tek tek değil, albümü bir oturuşta baştan sona dinleyiniz.
KAYNAK—https://www.cumhuriyet.com.tr/kultur-sanat/vitrindeki-albumler-12-nisan-2026-2494443
12/04/2026—14.09

