Fransa’da Öğrencilere Seçici Dönem: Yabancı Eğitim Adayları İçin Zorlu Yeni Kriterler

AB dışı öğrenci harçlarını 254 eurodan 3.941 euroya yükselten yeni düzenlemeden 10 binden fazla yabancı öğrenci etkilenecek. Yüksek harç politikası, sendikalar ve akademik çevreler tarafından üniversitelerde yeni bir dönem olarak tepki görüyor. Yeni düzenleme, kamu eğitiminden uzaklaşma ve eğitimin özelleştirilmesi olarak eleştirileri beraberinde getiriyor.

Fransa Yükseköğretim Bakanı Philippe Baptiste’in 20 Nisan’da açıkladığı plan, AvrupaBirliği dışından gelen öğrenciler için uygulanan muafiyetleri ciddi biçimde sınırlamayı öngörüyor. Değişiklik ile, Avrupa dışından gelen öğrencilerin yüzde 90’ının Fransa’da eğitim görmek için artık tam ücret ödemesi gerekecek. Mevcut sistemi kökten tersine çevirecek nitelikteki değişikliğe çoğu üniversite prensip olarak karşı çıkıyor ve hatta “saçmalama ve kibir herhalde bulaşıcı ki Trump’a özeniliyor” gibi aşırı beyanlarda bulunuyor. Öğrenci ve sendika örgütleri de öfkeli.

Fransız Yüksek Öğretim Öğrencileri Birliği, (AFGES) “2026 yılında maalesef 310 öğrenci muafiyet politikasına dahil edilemedi. Yarın, bu plan nedeniyle 10.000’den fazla öğrenci bu ücretlere tabi olacak. Devletin üniversitelere yaptığı kronik yetersiz finansman, zaten zor durumda olan öğrencilerin ceplerinden para alınarak telafi edilemez” açıklamasıyla tepkisini dile getiriyor ve “Ne kadar pahalı olursa o kadar çekici mi olacak! Farklılaştırılmış öğrenim ücretleri temelde eşitsiz ve de tahammül edilemez ırkçı etkiler barındırıyor” diyor.

Mevcut sistem: Kağıt üzerinde pahalı, pratikte esnek

Fransa’da 2019 yılında dönemin başbakanı Édouard Philippe tarafından başlatılan “Bienvenue en France” politikası, AB dışı öğrenciler için öğrenim ücretlerini ciddi biçimde artırmıştı. Lisans için 2.895 euro, yüksek lisans için ise 3.941 euro olarak belirlenen bu ücretler, Fransız ve Avrupalı öğrencilerin ödediği yaklaşık 254 euroluk harcın 10 ila 15 katına ulaşıyor.

Ancak eğitimin kutsallığına hala inanan üniversiteler bu artışa büyük ölçüde direnç gösterdi. Mevzuata göre toplam öğrencilerin yüzde 10’una kadar muafiyet tanınabilmesine rağmen, birçok kurum bu sınırı esneterek yabancı öğrencileri korumayı tercih etti. Sonuç olarak bugün AB dışı öğrencilerin yalnızca yaklaşık yüzde 10’u bu yüksek ücretleri ödüyor, yüzde 90’ı indirim ya da muafiyetlerden yararlanıyor.

Yeni plan: Muafiyet istisna olacak

Bakan Philippe Baptiste’in açıkladığı yeni düzenleme, bu dengeyi tersine çeviriyor. Buna göre:

  • Üniversiteler yalnızca yüzde 10’luk bir kesime muafiyet tanıyabilecek
  • Muafiyetler “özel durumlarla” sınırlandırılacak
  • Yüzde 90’lık büyük çoğunluk yüksek ücretleri ödeyecek
  • Öğrenci örgütü AFGES’e göre bu değişiklik, kısa vadede 10.000’den fazla öğrencinin daha yüksek harçlara tabi olması anlamına geliyor.

Strasbourg örneği: İki yıldır süren “pilot uygulama”

Eski başbakan, yeni cumhurbaşkanı adayı Édouard Philippe’in bu politikasını son iki yıldır uygulayan Strasbourg Üniversitesi (Unistra) üzerinden sonuçlar somut biçimde gözlemleniyor. Yabancı öğrenci oranı yüzde 25’e yaklaşan üniversite, yüzde 10 muafiyet sınırına takıldığı için 2025-2026 akademik yılında yalnızca yüksek lisans için gelen 310 AB dışı öğrenciye yüksek ücret uyguladı. Sonuçlar dramatik oldu:

3.941 euroluk ücreti ödeyebilmek için kimileri kiralarını ödemedi ve sokağa atıldı, onlarca öğrenci kayıt silinme riskiyle karşı karşıya kaldı. Bazıları ise haftada 15 saatten fazla basit işlerde çalışarak gelir elde etmek zorunda kaldılar ve dersleri aksadı.

FSU sendikası temsilcisi Pascal Maillard’a göre, Nisan başında okuldan atılacak 47 öğrenciyi zamdan muaf tutmanın maliyeti üniversite bütçesinin sadece yüzde 0,028’i yani anlamsız küçük bir oran. Dünyanın en yoksul ülkelerinden gelen bu gençleri çok zor durumlara sokuyor ve zenginliğe dayalı bir seçim dayatıyor.

Sosyal modelden piyasa modeline mi?

Bakan Baptiste’in açıklamaları, Fransa’nın dünya çapında eşitlikçi olarak ün yapmış öğretim anlayışında derin bir dönüşüme işaret ediyor. Bakan, ABD’de yüksek lisans ücretlerinin 20.000 ila 100.000 dolar arasında değiştiğini hatırlatarak, Fransız sisteminin “gerçek maliyetin yalnızca yüzde 30’unu” yansıttığını savunuyor.

Bu yaklaşım, Fransa’nın geleneksel modelinden belirgin bir kopuş çünkü neredeyse bedava denecek kadar düşük harç ve eşit erişim ilkesi zayıflıyor. Eğitim giderek maliyet temelli bir yapıya dönüşüyor. Üniversiteler kamu hizmetinden ziyade finansman aracı olarak görülüyor. 

Hafta boyu yeni yasayı eleştirenler, “Fransız sistemini ABD modeline yaklaştıran bir adım” suçlamasını tekrarladılar. Ayrıca değişiklik ile elde edilecek gelirin, eğitim sisteminde yapılan devlet sübvansiyonuna oranla anlamsız düşük olduğuna göre, kararın sadece ırkçı bir girişim olduğunu iddia ettiler.

Veriler, bu politikanın özellikle Afrika kökenli öğrencileri etkilediğini gösteriyor. Strasbourg örneğinde kayıt silinme riskiyle karşı karşıya kalan öğrencilerin yaklaşık yüzde 90’ı Kuzey ve Sahra Altı Afrika’dan geliyor ve bu onlar için devasa bir meblağ. Örneğin 3.941 euroluk yıllık ücret, Senegal’de ortalama 21 aylık brüt maaşa denk geliyor. Kaydı silinenlerin yüzde 90’ı da, başta Kuzey ve Sahra altı Afrika olmak üzere Fransızca konuşulan ülkelerden geliyor.

Tepkiler büyüyor

Karar, hem akademik çevrelerde hem de öğrenci örgütlerinde sert tepkilere yol açtı. 10 sendikanın oluşturduğu koalisyon Strasbourg’da 16 Nisan’da protestolar düzenledi. Fransız Yüksek Öğretim Öğrencileri Birliği, devletin yetersiz finansmanının öğrencilere yüklenmesini eleştirdi. Birçok üniversite yönetimi prensip olarak karşı olduklarını açıkladı. Eleştiriler, eğitimde paraya dayalı bir eşitsizliğe işaret ediyor. Yoksul ülkelerden gelen öğrencilere ciddi bir erişim sorunu dayatılıyorken Fransa’nın örnek gösterilen kamusal modelinde vazgeçilip geçilmediği tartışılıyor.

Kanun, yabancı öğrenci çekme hedefiyle tezat

Fransa, 2019’dan 2027’ye kadar 500 bin yabancı öğrenci çekmeyi hedeflemişti ve bu hedefe büyük ölçüde şimdiden ulaşıldığı görülüyor. Bir yandan uluslararası öğrenci sayısını artırmayı amaçlarken, diğer yandan bu öğrenciler için mali engelleri yükseltmeye çalışmak ise “Macron’un prenslerinden” olarak anılan Bakan Baptiste’in yaklaşımındaki çelişki olarak eleştiriliyor.

Strasbourg’da iki yıldır gözlenen tablo, yeni düzenlemenin ülke geneline yayılması halinde neler yaşanabileceğine dair güçlü bir gösterge sunuyor çünkü tartışma, harç miktarlarının ötesinde, Fransa’nın yükseköğretim modelinin geleceğinin sorgulanmasıyla ilgili.

Kaynak https://gazeteoksijen.com/yazarlar/nurdan-bernard/fransa-yabanci-ogrencilere-acilan-kapiyi-kapatiyor-mu-273548

26.04.2026 23.50