Bilim İnsanlarından Sapanca Gölü Raporu: 112 Bitki Türü

Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Botanik Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Sağıroğlu ve lisans öğrencisi Neşe Başar, Sapanca’nın doğasında saklı etnobotanik mirası ortaya çıkarmak amacıyla geçen yıl kapsamlı bir çalışma yürüttü.

Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) desteğiyle gerçekleştirilen proje kapsamında Neşe Başar, Sapanca Gölü çevresindeki 11 farklı bölgede, yaşları 55 ve üzeri olan 52 kişiyle görüşmeler yaptı ve 17 arazi çalışması gerçekleştirdi.

Yöre halkının bitkileri kullanım yöntemlerini belirleyen Başar, saha çalışmalarında fotoğrafladığı bitkileri köklerine zarar vermeden toplayarak üniversitenin herbaryumunda presleme yöntemiyle kuruttu.

Doç. Dr. Sağıroğlu danışmanlığında bitkileri morfolojik özelliklerine göre sınıflandıran Başar, Peter Hadland Davis’in 11 ciltten oluşan Flora of Turkey and the East Aegean Islands adlı eserinden yararlanarak bilimsel teşhis sürecini tamamladı.

Çalışma kapsamında 48 familyaya ait 112 bitkinin bilimsel tanımlaması yapıldı. Bu bitkilerin 48’inin tıbbi amaçlı, 49’unun hem tıbbi hem gıda amaçlı, 15’inin ise farklı alanlarda kullanıldığı belgelendi.

Doç. Dr. Mehmet Sağıroğlu; tilkikuyruğu, sirken, çakır dikeni, şeytanarabası, şerbetçiotu, aslankuyruğu, ebegümeci, sivri salep, şekerciboyası, burunca, yün otu ve asma gibi türlerin de aralarında bulunduğu 48 familyaya ait 112 bitkinin halk tarafından farklı amaçlarla doğal olarak kullanıldığını tespit ettiklerini ifade etti.

Anadolu’nun medeniyetlerin beşiği olduğunu ve çok sayıda kültürü barındırdığını belirten Sağıroğlu, Sapanca’nın da bu açıdan önemli bir bölge olduğunu vurguladı. Bölgedeki geleneksel bilginin kaybolmadan kayıt altına alınması gerektiğini dile getiren Sağıroğlu, çalışmanın amacının halk arasındaki mevcut bilgiyi belgelemek olduğunu söyledi.

Neşe Başar ise etnobotaniğin, halkın bitkilerle ilişkisini inceleyen bilim dalı olduğunu belirterek, Sapanca’yı bitki çeşitliliğinin yüksek olması nedeniyle tercih ettiklerini aktardı.

Halkın bitkileri hangi hastalıklarda ve nasıl kullandığını, bitkilerin hangi kısımlarından yararlanıldığını ve yöresel adlarını kayıt altına aldıklarını ifade eden Başar, teşhis sürecinde bitkilerin çiçek, meyve, tohum, gövde ve kök gibi morfolojik özelliklerini incelediklerini söyledi.

Özellikle 55 yaş üstü kişilerle görüşmeler yaptıklarını belirten Başar, geçmişten aktarılan bilgilerin yok olmadan belgelenmesini amaçladıklarını dile getirdi.

Başar, zakkum bitkisinin zehirli olmasına rağmen yaprak ve çiçeklerinin kaynatılıp ezilerek egzamalı bölgelerde haricen kullanıldığının bilindiğini; soğan suyunun ise arpacık ve uçuk tedavisinde fayda sağladığının yöre halkı tarafından aktarıldığını ifade etti.

Sözlü kültürün kayıt altına alınmadıkça zamanla kaybolabileceğine dikkat çeken Başar, amaçlarının bilgiyi gelecek kuşaklara aktarmak ve insanlığa fayda sağlamak olduğunu vurguladı. Türkiye’nin bitki çeşitliliği açısından zengin bir ülke olduğunu belirten Başar, bu tür çalışmaların özellikle endemik türlerin ortaya çıkarılması ve sağlık alanındaki potansiyel katkıların değerlendirilmesi açısından önem taşıdığını sözlerine ekledi.

kaynakça görsel: https://www.haberturk.com/sapanca-golu-cevresinde-112-bitki-kayit-altina-alindi-3866803

4.03.2026 12:20

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir