TURİZMİN KALBİ YEME-İÇME SEKTÖRÜNDE MALİYET ALARMI

Türkiye’de yeme-içme sektörü, gıda enflasyonu ve artan operasyonel maliyetlerin kıskacında zorlu bir ekonomik sınav veriyor.

Türkiye İsrafı Önleme Vakfı’nın (TİSVA) 2025 Yılı İsraf Raporu verilerine göre, her yıl yaklaşık 23 milyon ton gıda israf edilirken, bu kaybın önemli bir kısmı ev dışı tüketim kanallarında gerçekleşiyor. Sektör paydaşları mutfaktaki zayiatı kontrol altına almaya odaklansa da güncel veriler, asıl finansal sızıntının işgücü ve zaman yönetimi tarafında yaşandığını ortaya koyuyor.

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Restoran Komitesi’nin güncel analizlerine göre, dünya genelinde işçilik maliyetlerinin toplam ciro içindeki payı yüzde 25 seviyelerindeyken, Türkiye’deki restoranlarda bu oran yüzde 45-50 aralığına yükselmiş durumda. Personel giderlerinin işletme üzerindeki baskısı her geçen gün artarken, TÜİK’in son İşgücü Girdi Endeksleri raporu saatlik işgücü maliyetinin yıllık bazda yüzde 34,2 arttığını ortaya koyuyor. Bu tablo, verimsiz yönetilen her bir dakikanın işletme sermayesinden doğrudan eksilmesi anlamına geliyor.

Manuel stok takibi ve adisyon süreçleri nedeniyle harcanan zaman, personelin verimliliğini düşürürken işletme sahiplerini de operasyonel körlüğe itiyor. Sektörde dijitalleşme artık bir tercih değil, verimsizliğin temel nedenlerinden zaman kaybını durdurmak için finansal bir önlem olarak öne çıkıyor.

12.03.2026—23.30

https://www.turizmgunlugu.com/2026/03/12/yeme-icme-sektoru-iscilik-maliyetleri/

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir